Çarşamba, Mart 07, 2012

Sahildeki Çakıl Taşları



Sabah sabah bir arkadaşımla – o kendini bilir - sahilde bir çakıl taşı olmak üzerine felsefe yaptık. Hani ikimiz de severiz felsefe yapmayı ama yaptığımız gerçekten felsefe miydi yoksa hayatın bir yorgunluğunu mu paylaştık orası yoruma açık.

Bir çoğumuzun herşeyin üstüste geldiğini hissettiğimiz,  bir dağ başında yalnız olma isteği duyduğumuz zamanlar olmuştur. Yaşadığımız olaylar karşısında hissettiğimiz çaresizlikten kaynaklanır. Çözüm bulmak istedikçe başka açıklar gözümüze çarpar. Zincirleme bir mutsuzluk çarkıdır içinde oladuğumuz. Peki bu durumda ne yapmamız gerekir? Herkes için farklıdır çözüm yolu. Ama mutlaka bir pırıltı bulup ona tutunmamız gerekir. O pırıltı bizi hemen gün ışığına çıkartmasa da yardımcı olur daha da dibe batmamamıza. İnadına yaşamak, inadına gülümsemek gerekiyor. Gülümsemek gerçekten derde deva bir husus, bulaşıcı bir durum. Lütfen deneyin. Hiç gülecek bir şey bulamazsanız kendi halinize oturup gülün. Çalıştırın gülme kaslarınızı. Konuşun sıkıntılarınızı. Anlatın güvendiğiniz birilerine. Ama güvendiğiniz… Hiçkimse yoksa yazın. Yazacak yeriniz yoksa bir kağıda yazın yazın sonra da yırtıp atın, sanki sıkıntılarınızı da yırtıp atmış gibi…   
Hani olabilseniz, bir süre herşeyden kopup sahilde bir çakıl taşı olun sadece güneş-yağmur ve denizin sesiyle terapi yapın diyeceğim. Ama şöyle düşünün o durumda da, sosyetik bir kanişin gelip de üstünüze işediğini düşünün. Ne hissederdiniz acaba? Hani yalnız kovboy bir sokak köpeği gelse önce dertleşse sizle sonra da iki kaşınıp bir işeyip gitse bir şey demezsiniz. Ama evinden yarım saaatliğine üstündeki süslü kıyafeti ve yer yer kesilmiş şekilli tüyleri ile çıkmış bir kaniş işeyip de gittiğinde ben olsam fena bozulurum, sizi bilemem.

En iyisi gelin şimdi hep birlikte deriin bir nefes alıp iyi hissetmeye ve zoraki de olsa gülümsemeye çalışalım. Bırakalım çakıl taşları kalsın orada, sadece çakıl taşı olarak…

Sevgi ve mutlulukla....

2 yorum:

sem dedi ki...

Harika, daralmis bir haldeydim, ilac gibi geldi....

Juju Poka dedi ki...

Ne mutlu bana :)